Frida: Sanatı ve Hayatı
Güncelleme tarihi: 23 May 2022

Asıl adı Magdalena Carmen Frida Kahlo Calderon olan Frida Meksikalı bir ressamdır. Ressamlığı dışında karakterine, duruşuna hayran kaldığım bir sanatçı olan Frida Kahlo hepimizin az çok bildiği üzere hayatında çok fazla zorluk ve acı yaşamıştır. Fakat bu zorluklar ve acılar onu asla yıldırmamıştır. İşine her zaman sevgi ve tutkuyla bağlı olması onun aslında hayata ne kadar bağlı, tutkulu ve azimli bir kadın olduğunun göstergesidir. Frida Kahlo kimi zaman yaptığı resimlerle kimi zaman özel hayatıyla kimi zamansa siyasi görüşüyle adından söz ettiren bir ressam olmuştur. Sizlere bu yazımda Frida Kahlonun sanat anlayışı, yaşantısı ve kendisinden bahsetmek istiyorum.
Frida aslında tıp eğitimi almak için Meksika Ulusal Hazırlık Okuluna giden ilk kız öğrencilerden biridir. Erkek arkadaşı Alejandro Gomez Arias ile bindiği otobüs-tramvay kazası onun hayallerine devam etmesine engel olmuştur. Hayatı boyunca felsefe, sanat ve edebiyat alanlarına ilgi duyan Frida yatağa bağlı kaldığı sürede vücudundaki alçılara resim çizerek vakit geçiriyordu. Fridanın resimlerinde sık sık aşina olduğumuz oto portrelerinin ortaya çıkışı ise bu zamana dayanır. Geçen yıllardan sonra yürümeye başlayan Frida yaptığı tabloları Diego’nun fikirlerini öğrenmek için ona götürür. Yeteneğini Diego sayesinde keşfeden Frida eserlerinde sadece kendisine değil ailesinin portrelerine de yer vermiştir. Oto portrelerinde sürrealizm akımına oldukça sık rastlanmaktadır. Eserlerinde sürrealizm akımının yanı sıra Meksika kültürüne ve yaşadığı acıların yansımalarına da yer vermiştir. Her bir tablosunda yaşadığı olayların izlerine rastlarız. Sürrealist akımın öncülerinden biri olan Andrea Breton’un yardımıyla New York’ta kişisel sergisini açan Frida bu sergide büyük ilgi görmüş ve birçok eseri satılmıştır. Uluslararası üne kavuşan Frida daha sonra Paris’te bir sergi açarak ününe ün katmaya devam etmiştir.
Frida eserlerini ve kendini şu sözlerle ifade etmiştir. “Kendimi resmediyorum, çünkü genellikle yalnızım; bildiğim en iyi konu, bizzat kendimim.” Frida’nın büyük aşkı Diego’dan bahsetmeden bu yazıyı yazmak olmaz. Diego Rivera. Fridanın büyük aşkı. Meslektaşı. Arkadaşı. Arkadaşlıkları beraber geçirdikleri zaman içinde aşka dönüştü. Tutkulu ve çalkantılı bir aşk yaşayan Diego ve Frida evliliklerinde birbirlerine çok acı çektirmelerine rağmen vazgeçememişlerdir ta ki Diego’nun Fridanın öz kardeşiyle olan yaşadıklarından sonra. Frida Diego’ya şu sözleri söylemiştir. “İki büyük kaza geçirdim Diego. Tramvay ve sen. En kötüsü sendin!’’ Bir süre sonra boşanan Diego ve Frida birbirleriyle konuşmaya görüşmeye devam etmişlerdir fakat ikisi de birbirlerini tekrar evlenecek kadar çok sevmişlerdir. Onlar birbirine çok iyi bir meslektaş, arkadaş olmuşlardı. Diego, Fridanın her şeyiydi tüm hayatıydı. İkinci evliliklerinde Fridanın doğduğu büyüdüğü evde yaşamaya devam ettiler. Fridanın evi kendisi gibi rengarenk, sıcak bir yuvaydı. Frida duygularını çok yoğun yaşayan bir kadındı. Maskülen tarzının yanı sıra giydiği Meksika tarzı kıyafetlerle saçlarına taktığı rengarenk çiçekler ve güllerle yirminci yüzyılın vazgeçilmez bir ikonu olmuştu. O artık herkes tarafından tanınan bir Frida Kahloydu!
Digital İllüstrasyon&Yazı: Damla Kazar

Yorumlar